AHMAD BDEİR

10 Ocak 2024

Ahmad Naim Bdeir, 27 Kasım 1993’te Gazze’de doğdu. Lise eğitimini Halil el-Vezir Okulu’nda tamamladı. El-Aksa Üniversitesi’nde Gazetecilik bölümünden mezun oldu. 2014’ten itibaren El-Hedef Haber Portalı’nda editör olarak çalıştı. Filistinli mülteciler ve Batı Şeria mülteci kamplarındaki İsrail ihlalleri üzerine çok sayıda haber hazırladı. Gazeteciliğin yanı sıra tiyatro ve senaryo yazımına ilgi duyuyordu. Gençlik merkezlerinde Raya ve Sakina, Dostour Ya Asyadna, Hüzünlü Gece Kuşu, El-Zini Barakat, Gündüz ve Gece Rüyası, Zizinia gibi birçok tiyatro oyununda rol aldı. Ayrıca radyo tiyatrolarında çalıştı. İsrail’in zorla yerinden etme emirlerine rağmen Gazze’de kalarak halkın yaşadığı zorlukları belgelemeye devam etti. 7 Ocak 2024’te Facebook’ta, “Keder dalgalar halinde gelmez; bir anda gelir ve sonsuza dek kalır” sözlerini paylaştı. 10 Ocak 2024 sabahı, Deyr el-Belah’taki Aksa Şehitleri Hastanesi yakınındaki evinden eşi ve küçük kızına veda ederek çıktı. Kısa süre sonra İsrail hava saldırısına hedef olan bölgede, komşu bir binaya isabet eden füze sonucu Bdeir ve sekiz kişi öldürüldü. Cenazesi, arkadaşları, meslektaşları ve akrabaları tarafından uğurlandı. Filistin resmi haber ajansı WAFA cenaze görüntülerini yayımladı. Gazeteciler ve aktivistler sosyal medyada Bdeir için taziye mesajları paylaştı. Yakın dostu Abdul Qadir, “Bu acı bitmez, bu intikam işgal sürdükçe devam eder... Bana hep ‘baba’ derdi... Elveda oğlum... Özgür yaşadın, direndin ve şehit düştün” sözleriyle onu andı. Ahmad Bdeir’in bir diğer yakın arkadaşı Thaer Abu Ayyash onu şu sözlerle andı. “Ahmad Bedier sadece bir haber muhabiri değildi; davasının ayrıntılarını yaşayan ve bunun için mücadele eden bir yaşamın simgesiydi. Kalemi ve kamerasıyla Filistinlilerin acılarını ve azimlerini somutlaştırdı. Yazdığı her makale, insanlık dolu bir kalpten ve adaletsizliği reddeden bir vicdandan kaynaklanan, acımasızlık ve dürüstlüğü harmanlayan bir dille Filistin davasının özünü yansıtıyordu. Ahmad için gazetecilik sadece bir geçim kaynağı değil, asil bir görevdi. Halkının acısını kalbinde taşır, kelimeleri bir direniş aracı, görüntüleri ise silinmez bir tanıklık olarak görürdü. Filistin’in fedakarlığa değer olduğuna inanarak, manzaranın kasvetine rağmen her zaman umut ve mücadele ipliklerini örmeye çalışırdı. Gerçeği aktarmanın büyük bir sorumluluk olduğunu ve kelimelerin ve görüntülerin özgürlük mücadelesinde başka bir cephe olduğunu anlıyordu. Ahmad Bdeir, sesi İsrail savaş makinesine tehdit oluşturduğu için suikasta kurban gitti. Gerçek asla ölmez ve sen, Ahmad, bunun bir tanığı olacaksın.”