AHMAD MANSOUR

8 Nisan 2025

Filistinli gazeteci Ahmed Mansour, Gazze’nin Han Yunus kentinde, gerçeğin sesi olmaya çalışan gazeteciler için kurulmuş bir çadırda, yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgide mesleğini yapmaya çalışan üç çocuk babası bir isimdi. Kalemiyle ve objektifiyle İsrail’in işgali altındaki Gazze’de yaşananları duyurmak için direnen, her şeye rağmen görevini yerine getirmeye çalışan binlerce Filistinliden biriydi. İsrail’in düzenlediği hava saldırısında alevlerin içinde kaldı. Yayınlanan görüntüler Ahmed’in feryat içinde alevlerin arasında kaldığını gözler önüne serdi. Meslektaşları, yangının hızla yayıldığı sünger, ahşap ve naylondan yapılı çadırın içinde onu kurtarmaya çalıştı, ancak hiçbir imkanları yoktu. Mansour’un tedavi için götürüldüğü Han Yunus’taki Nasser Hastanesi’ne getirildiğinde eşi Nidaa onu göremedi. Nidaa, ‘Hâlâ hayatta olduğuna dair biraz umut vardı’ dedi. Kocasıyla görüşmesine izin verildiğinde, durumunun çok ağır olduğunu dile getirdi. Ahmed, bu vahşet dolu saldırıda ağır yanıklarla hayatta kalma mücadelesi verdi. Her nefesi, çektiği her acı, o anın dehşetini kelimelere sığmaz bir şekilde anlatıyordu. Ancak tüm çabalara rağmen, saldırıdan bir gün sonra erken saatlerde öldü. Gerçeği arayan bir gazeteci ve bir baba olarak, tüm umutları ve hayalleriyle birlikte, acımasızca katledildi. Cenazesinde, meslektaşları Mansour’un bedenini beyaz kefene sarılı şekilde, üzerine mavi basın yeleği konmuş halde bir sedyeyle taşıdı. Bu saldırıda Ahmed Mansour’un yanında, gazeteci Hilmi al- Faqawi ve sivil bir Filistinli olan Yousef al-Khazindar öldürüldü, sekiz gazeteci de yaralandı. Bir başka gazeteci Abed Shaat’ın ifadesiyle, o çadırın “herkes tarafından gazetecilere ait olduğu biliniyordu” ve saldırı, hiçbir uyarı yapılmadan gerçekleştirilmişti. Bu durum, saldırının gazetecileri hedef aldığı gerçeğini pekiştirdi.