DR. RIZQ AL GHRABALY
6 Şubat 2024Dr. Rizq Al-Ghrabaly’nin kısa ama anlam dolu ömründe, hem hayatının ilk nefesini aldığı, hem de İsrail’in acımasız eliyle hayattan koparıldığı unutulmaz bir gün olarak yerini aldı. Beşiği ile mezarı arasındaki kırk yıl, bilgi, azim ve sarsılmaz bir adanmışlıkla doluydu. Al-Ghrabaly, ailesinin evi olan Han Yunus’un batısında yer alan Al-Amal Mahallesi’ni hedef alan bir İsrail hava saldırısında öldürüldü. Bu saldırı, 6 Şubat 2024 tarihinde yoğun bombardıman ve kara saldırısı sırasında gerçekleşti. Rizq Al-Gharably, 6 Şubat 1984 tarihinde Gazze Şeridi’nin güneyinde yer alan Han Yunus’ta doğdu. Vefat ettiğinde yalnızca 40 yaşında olmasına rağmen, anlamlı bir hayat yaşamıştı. Çalışma ve eğitim hayatını başarıyla dengeledi; aynı zamanda gönüllü faaliyetlerde bulundu, dini vaazlar ve sohbetler verdi. Gazze’deki İslami Üniversite’de gazetecilik ve medya eğitimi aldı, İngilizce dilini ustalıkla öğrendi, El-Kuds Açık Üniversitesi’nde (Al- Quds Open University) İslami ilimler okudu ve Gazze’deki El-Ezher Üniversitesi’nden İslam hukuku alanında yüksek lisans derecesi aldı. Daha sonra Malezya’ya giderek İslam hukuku alanında doktora eğitimini tamamladı. Ocak 2022’den öldürüldüğü tarihe kadar Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Minnesota İslami Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Ayrıca 2018–2021 yılları arasında Malezya’daki El-Aksa Entegre Okulu’nda (El-Aksa Integrated School) dersler verdi. Yurtdışında kalma konusunda birçok seçeneği olmasına rağmen, Al-Gharably evine dönmeyi seçti. 2015 yılından itibaren Gazze Şeridi’ndeki Filistin Medya Merkezi’nin ofisini yönetiyordu, çalışma ekibine liderlik ediyordu ve İsrail tarafından katledilmeden birkaç gün öncesine kadar kuşatma altındaki Al-Amal Mahallesi’nden haber yapıp raporlar hazırlamaya devam ediyordu. 7 Ekim 2023’te başlayan İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başlangıcından itibaren Al-Ghrabaly, Facebook hesabından direniş çağrıları yaptı. 22 Aralık 2023’te Gazze halkına saldırıya karşı sabır ve dayanışma çağrısında bulunduğu bir gönderi paylaştı: “Toprağına basmadan önce ayakkabılarını çıkar; çünkü Gazze’nin toprağı gençlerinin kemiklerinden oluşmuştur. Gökyüzü şan yağdırır, bulutları savaş taşır. Toprağını gülümseyerek öp; milletler sıkıntılarla ayakta kalır. #Bir_Saatlik_Sabır.” Aynı gün, vatanına olan derin bağlılığını ve saldırının dayatmaya çalıştığı tehcire karşı duruşunu dile getiren başka bir paylaşım yaptı: “#Ey_vatan, eğer iki kalbim olsaydı, biriyle yaşar, diğerini senin sevdanın acısına tahsis ederdim. Fakat sadece bir kalbim var, tutku ile yanıp tutuşan; ne hayattan tat alabiliyor ne de ölüm yaklaşıyor. Küçük bir çocuğun avucundaki bir kuş gibi, çocuk oynarken ölüm acısını çekiyor. Ne çocuk acıma duygusuna sahip, ne de kuş kanatlarını açıp uçabilecek kadar özgür.” Onun mücadelesi, fedakarlığı ve direniş ruhu, özgürlük yolunda atılan her adımda yaşatılacak ve unutulmayacak.