HAMZA AL-DAHDOUH

7 Ocak 2024

Hamza Al-Dahdouh, daha önce de büyük kayıplar yaşamış ve 25 Ekim 2023’te İsrail’in Nusayrat Mülteci Kampı’nda sığındıkları evi hedef alması sonucu annesi Amina, kardeşi Mahmud ve kız kardeşi Şam’ı kaybetmişti. Babası Wael Al-Dahdouh ise 15 Aralık 2023’te Han Yunus’taki Farahana Okulu’na düzenlenen İsrail saldırısında yaralanmasına ve yaşadığı kayıplara rağmen sahadaki görevine devam ederek Gazze’de sembol isimlerden biri oldu. Hamza Al-Dahdouh’unda aralarında oluğu bir grup gazeteci İsrail ordusu tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Moraj bölgesine doğru ilerlerken İHA saldırısına uğradı. Hamza Al-Dahdou ölümünden bir gün önce 6 Ocak 2024’te sosyal medya üzerinden paylaşım yaparak babası Wael Al-Dahdouh’a “Baba sen kararlı ve sabırlısın. Allah’ın merhametinden ümidini kesme. Seni ödüllendireceğinden emin ol” sözleriyle seslenmişti. Gazeteci Al-Dahdouh, oğlu Hamza’nın Han Yunus’ta defnedilmesinden sonra, cenazeye katılan gazeteciler ve düzinelerce Filistinliden taziyelerini kabul etti. Oğlunun öldürülüşüyle ilgili olarak “Kayıp acısı ve kederi kadar acı verici bir şey yoktur, özellikle de kaybettiğiniz kişi ilk oğlunuz, sevgili çocuğunuzsa. Hamza benim bir parçam değil, Hamza benim tüm varlığımdı. Ruhumun ruhu ve her şeyimdi.” dedi. Al-Dahdouh’un devam eden işgal ve insanların öldürülüşüyle ilgili olarak ise şunları dile getirdi: “Bu bizim seçimimiz ve kaderimiz, ne olursa olsun kabul etmeliyiz. Allah’ın bizden razı olmasını ve bizi sabredenler arasına katmasını umuyoruz. Bu, yeryüzündeki tüm insanların seçimidir, her gün, her saat, her an insanların sevdiklerine veda ettiğini görüyorsunuz, biz de tüm insanlar gibi veda ediyoruz. Ne diyebiliriz ki? Yüce Rabbimizden, kalplerimizi ve tüm insanların kalplerini birleştirmesi ve sabır ve güç vermesi için dua ediyoruz, böylece devam edebilelim. Hamza’ya ve tüm şehitlere, bu yola bağlı olduğumuzu söylüyoruz. Bu yolu gönüllü olarak seçtik, elimizden gelenin en iyisini yaptık ve açıkça görüldüğü gibi kanımızla suladık. Bu bizim kaderimiz ve devam edeceğiz. Bu büyük bir meydan okumadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed, ağladı ve yas tuttu. Bunlar keder ve ayrılık gözyaşları, bizi düşmanlarımızdan ayıran insanlık gözyaşlarıdır. Biz insanlıkla doluyuz, işgalci İsrail güçleri ise cinayet ve nefretle dolu. Bu yüzden ağlıyoruz ve gözyaşı döküyoruz. Panik, korku ve teslimiyetin gözyaşları değil, insanlık, cömertlik ve kahramanlık gözyaşları. İlerliyoruz. Canlı yayın yapıyoruz ve utanacak hiçbir şeyimiz yok .”