HİLMİ AL FAQAAWİ

7 Nisan 2025

Filistinli gazeteci Hilmi al-Faqawi, Gazze’nin kalbinde, gerçeğin peşinde koşan bir kahraman olarak, yüreğimizde derin bir yara açarak aramızdan ayrıldı. Kısa ömrünü Gazze’nin acılarını ve direnişini dünyaya duyurmak için feda etti. Hilmi, Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta, Nasser Hastanesi önünde, diğer gazetecilerle birlikte bir çadırda kalıyordu. Bu çadır soykırımın karanlığında internet, elektrik ve bir nebze olsun güvenlik arayan gazetecilerin sığınağıydı. Burası onların evi, ofisi, dayanışma noktasıydı; birbirlerini ailelerinden daha çok gördükleri bir yerdi. Ancak bir pazartesi günü, bu sığınak, zalim bir saldırının hedefi oldu. İsrail çadırın tam da Hilmi’nin bulunduğu güney kısmına hava saldırısında bulundu. Göz açıp kapayana kadar alevler içinde kalan çadırda, Hilmi al-Faqawi, meslektaşı Yousef al-Khazindar ile birlikte, yanarak can verdi. O anın dehşeti, görgü tanığı gazetecilerin anlattıklarıyla içleri dağlayacak kadar ciddiydi; meslektaşları, çadırın hızla yayılan ateşinde, sünger, ahşap ve naylonun bir anda tutuşmasıyla Hilmi’yi kurtarmak için çaresizce çırpınmışlar, ancak alevlerin gücü karşısında hiçbir şey yapamamışlardı. Bu saldırı uykuda olan gazetecileri hedef almıştı. Meslektaşları, bu çadırın herkes tarafından gazetecilere ait olduğunun bilindiğini ve hiçbir uyarı yapılmadan vurulduğunu dile getirerek, saldırının doğrudan gazetecileri hedef aldığını vurguladılar. Bu durum, uluslararası hukuka göre bir savaş suçu niteliğinde ve hiçbir şekilde haklı gösterilemezdi. Hilmi, geride bıraktığı boşlukla birlikte, insanlık vicdanında derin bir iz bıraktı. Onun acımasızca katledilmesi, Gazze’deki insanlık dramının ve gazetecilere yönelik şiddetin en hazin sembollerinden biri olmaya devam edecektir.