MAİSARA SALAH
30 Kasım 2024Filistinli video editörü, kamera operatörü ve grafik tasarımcısı Maisara Salah, Gazze’nin kuzeyindeki Şeyh Zayed bölgesinde yaşıyordu. Genç yaşına rağmen yeteneği, emeği ve hayalleriyle tanınıyordu. Kamerasıyla Gazze’nin direnişini, acısını ve umudunu aktarıyordu. 27 Kasım 2024’te, Beyt Lahya’da yerinden edilmiş sivillerin barındığı Avni el-Hartani Okulu’nun yakınında İsrail’in düzenlendiği insansız hava aracı saldırısında Maisara ağır yaralandı. Başlangıçta durumu nispeten kontrol altına alınmıştı. Ancak Kemal Adwan Hastanesi’ndeki doktorlar, tedavisinin tamamlanması için onu Gazze Şehri’ndeki Ahli-Baptist Hastanesi’ne nakletmeye karar verdi. Ambulans yola çıkınca, umutlar biraz olsun yeşermişti. Ama bu umut, İsrail’in acımasızlığıyla yine tükendi. Kontrol noktasına gelindiğinde, işgalci İsrail askerleri ambulansı durdurdu. Maisara’nın medya alanında çalıştığını öğrendiklerinde de geçişine izin vermediler. Sekiz saat boyunca bekletilen ambulanstaki yaralı bedeni hastaneye ulaşmayı beklerken, her dakika ölüme biraz daha yaklaştı. İzin verildiğinde ise artık çok geçti. Maisara Salah gece yarısına doğru, Ahli-Baptist Hastanesi’nde, geciken tıbbi müdahale sebebiyle öldürüldü. Kardeşi Cevad Salah, o gün yaşananları gözyaşlarıyla şu şekilde anlattı: “İsrail savaş uçakları, Avni el-Hartani Okulu’nun çevresini ateş hattına çevirdi. Quadcopter tipi bir drone ateş açtı, Maisara orada yaralandı. Cumartesi gününe kadar yaralı kaldı, bize durumunun toparlanmaya başladığını söylediler. Ambulans onu Gazze Şehri’ne götürmek üzere yola çıktı ama ambulansı kontrol noktasında durdurdular ve sekiz saat boyunca orada tuttular. Sonunda geçti ama artık çok geçti. O akşam, tedaviye yetişemeden şehit oldu.” Maisara Salah’ın öldürülmesi, insani yardımın kasıtlı olarak engellenmesinin yarattığı durumun da sembolü oldu. Gazze’de ölüm, hayati bir tedavinin geciktirilmesiyle de gelebiliyordu. Onun hikâyesi, insan hayatının nasıl kolayca hiçe sayıldığının çarpıcı bir kanıtı olarak hafızalara kazındı.