MAJD FADL ARANDAS
1 Kasım 2023Majd Fadl Arandas, 1994 yılında Gazze’de doğdu. Genç yaşta gazeteciliğe ilgi duyan Arandas, çocukluğundan itibaren maruz kaldığı İsrail işgalini, katliamlarını ve ambargoların acısını hem de anlatılması gereken pek çok hikâyeyi biriktirdi. Üniversitede medya ve iletişim eğitimi aldıktan sonra, Filistin’de İsrail tarafından sistematik olarak uygulanan soykırımı ve direnişi dünyaya duyurmak amacıyla haberciliği meslek edindi. Arandas, haber yapmanın sadece bilgi vermek olmadığını, aynı zamanda sesini duyuramayanların sesi olmak olduğunu her zaman vurgulardı. 2016 yılında verdiği bir röportajda, Filistinli gazetecilerin İsrail zulmü nedeniyle karşı karşıya olduğu risklerden bahsederek, “Biz bu mesleği yaparken hayatımızın tehlikede olduğunu biliyoruz, ama doğruları söylemek için bu riski almaktan çekinmiyoruz” demişti. Bu sözler onun mesleğine ve Filistin’e olan bağlılığını gösteriyordu. Arandas, Al- Jamahir haber sitesinde çalışarak, özellikle İsrail saldırıları altındaki Gazze’deki günlük yaşamı ve insanların yaşadığı zorlukları detaylı şekilde takip ediyordu. Arandas, sadece bir haberci değil, aynı zamanda çevresindekilere moral veren, sakin ve güven veren bir kişiydi. Arkadaşları onu kibar, nazik ve özverili biri olarak hatırlıyor. Mesleğine duyduğu sevgi ve bağlılık, onun zorlu şartlarda bile çalışmaya devam etmesini sağladı. 1 Kasım 2023 tarihinde Nuseyrat Mülteci Kampı’na düzenlenen İsrail hava saldırısında evinin hedef alınması sonucunda acımasızca katledildi. Arkadaşı Saed Eid, Arandas’ın ölüm haberi aldıktan sonra yıkıldığını söyleyerek “Nasıl ve neden sorularını kendime sordum. İsrail işgalinin Gazze’deki soykırımı ifşa eden gazetecileri ve herkesi hedef alan bir soykırım olması dışında bir cevap bulamadım.” İki arkadaş, üniversiteye başlamadan önce tanışmış gazetecilik ve medya eğitimleri sırasında dostlukları daha da pekişmişti. Saed, “Birlikte vakit geçirirdik. Arandas yalnız kalmayı sevmezdi; hayatta kaostan hoşlanmazdı. Düzenli, nazik ve iyi huylu bir insandı. Zor zamanlarda sadece onu çağırmanız yeterliydi, yanınızda olurdu,” diyerek arkadaşının yasını tuttu. “Arandas benim için sıradan bir insan değildi. O ferahlatıcı bir rüzgar gibiydi. Mezuniyetten sonra beni hep arardı. Aradığında bana takıldığını hatırlıyorum: ‘Neredesin, dünyanın en kötü insanı?’ derdi. Ben de her zaman ‘Merhaba, gelmiş geçmiş en iyi insan,’ diye karşılık verirdim.”