MOAMEN ABU AL OUF
9 Haziran 2025Filistinli Moamen Abu Al Ouf, mesleğini büyük bir tutkuyla icra eden serbest fotoğrafçıydı. Haberlerini ve çalışmalarını kişisel Instagram hesabı üzerinden sıklıkla paylaşıyor, Gazze’deki yaşamı yansıtan fotoğraflarıyla tanınıyordu. Onun objektifinden yansıyan bu kareler, bölgedeki insanların günlük mücadelelerini ve direncini yansıtıyordu. Yaptığı çalışmalar, hem insani yönünü hem de İsrail saldırılarına karşı duyduğu derin duyarlılığı ortaya koyuyordu. Özellikle İsrail’in hastanelere yönelik ablukalarını, bombardımanları sonrası yaşanan sivil kayıpları ve sebep olduğu büyük yıkımları belgeleyen kareleriyle ön plana çıkmıştı. Moamen, fotoğrafları aracılığıyla Filistin halkının acısını dünyaya taşıdı. Moamen Abu AlOuf ’un katledilmesinden önce meslektaşlarına gönderdiği son mesajında “İsrail Ordu’su yakınımda saldırıyor... Sanırım fazla zamanım kalmadı.” diye bildirdiği aktarıldı. Bu sözleri, onun yaşadığı tehlikenin ve ölümün ne kadar yakın olduğunun çarpıcı bir göstergesiydi. Ölümünün ardından kardeşi Majd ile meslektaşı ve arkadaşı Al Jazeera gazetecisi Anas El-Şerif, Gazetecileri Koruma Komitesi’ne (CPJ) konuştu. El-Şerif, CPJ’ye verdiği demeçte “Savaş boyunca Gazze Şehri’ndeki ve Gazze Şeridi’nin kuzey bölgelerindeki olayları takip etti. Birçok İsrail katliamını ve Gazze’nin kuzeyindeki hastanelerin kuşatılmasını belgelemişti.” dedi. Abu AlOuf ’un kardeşi ise CPJ’ye gerçekleştirdiği konuşmasında şunları ifade etti: “Moamen, şehit ve yaralıların kurtarılmasını belgelemek için sağlık görevlileriyle birlikte gitti, ancak varışlarından birkaç dakika sonra bir tank daireyi hedef aldı. İsrail ordusunun giriş izni vermemesi nedeniyle sağlık ekipleri başlangıçta Abu Al Ouf ve diğerlerinin cesetlerini alamadı. Ertesi sabah, sivil savunma ve kurtarma ekipleri cesetlerin parçalara ayrılmış halde bulunduğunu tespit etti”. Moamen’in cenaze töreninde annesinin yaşadığı tarifsiz acıyı gösteren videolar sosyal medyada geniş bir şekilde paylaşıldı, bu görüntüler onun kaybının ailede açtığı derin yarayı gözler önüne serdi. Abu Al Ouf ’un öldürülmesi, uluslararası gazetecilik camiasında da büyük yankı uyandırdı. UNESCO, Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) başta olmak üzere pek çok kuruluş, gazetecilerin hedef alınmasını kınayan açıklamalar yayınladı. Abu Al Ouf ’un vefatı, Gazze’deki basın mensuplarının karşı karşıya olduğu tehlikeleri bir kez daha gündeme getirdi.