MOHAMMED AL-KHALDİ

10 Ağustos 2025

Mohammed Al-Khaldi, 1988 yılında Gazze’de İsrail işgali sırasında dünyaya geldi. Hayatının neredeyse tamamında İsrail’in işgaline, bombalamalarına ve ambargosuna şahit oldu. Al-Azhar Üniversitesi’nde Arap dili ve medya bölümünü bitiren Al-Khaldi, serbest gazeteci ve içerik üreticisi olarak çalışıyordu. Gazze merkezli Sahat platformu dahil olmak üzere çeşitli yerel medya mecralarıyla iş birliği içerisinde çalışmalarını sürdürdü. 2019 yılında Gazze’de işsizlik üzerine yaptığı araştırma sonucunda Filistin Hesap Verilebilirlik ve Dürüstlük Koalisyonu (Aman) tarafından ödüle layık görüldü. İsrail’in sahte haberlerini ortaya çıkarmak ve gerçeği kamuoyuna aktarma konusunda tutkuluydu. Bu nedenle Misbar platformunda haber doğrıulama ve gerçeği ortaya çıkarma çalışmalarında bulundu. Al-Khaldi, İsrail’in zulmü altında yaşayan Gazze halkının hayatından kesitler sunarak onların hikayelerini ve yaşadığı zorlukları dünyaya duyurmaya çalışan bir saha muhabiri olarak tanınıyordu. Çoğunlukla pazarlar, sığınma merkezleri ve çatışma hatlarından yayınlar yapıyordu. Arkadaşları arasında sakin ve candan karakteriyle tanınıyordu. Al-Khaldi, İsrail saldırıları sonrasında Gazze şeridinin kuzeyinde tekrarlayan insani göç krizlerini dünyaya duyuran ilk isimlerin arasında yer aldı. O, Filistin halkının yaşadığı zorlukları dile getiren bir haber muhabiri olmanın ötesinde, İsrail soykırımını görmezden gelen uluslararası haberciliğin boşluğunu dolduran yerel bir ses oldu. 10 Ağustos 2025 tarihinde Şifa Hastanesi önüne kurulu medya çadırına düzenlenen İsrail saldırısı sonucunda gazeteci arkadaşları Anas Al-Sharif, Mohammed Qreiqeh, Moamen Aliwa, İbrahim Zaher ve Mohammed Noufal ile birlikte öldürüldü. Meslektaşı Asma Al-Ghoul, Al-Khaldi’nin ölümünden sonra yayınladığı mesajda onu, “inatçı ve nazik ama profesyonel bir dinamo” olarak tanımladı. Sürekli yeni medya teknikleri öğrenmekten geri kalmayan ve kendini geliştirmeye çalışan birisiydi: “Mekanlar sustu Al-Khaldi, bedenin aramızdan ayrılır ayrılmaz internet sustu... Elveda Muhammed, sayfalarımızdan önce kalplerimizde iz bıraktın.” Kardeşi Anas Al-Khaldi; “Tüm Gazzeli gazeteciler gibi Muhammed de açlık, yerinden edilme ve ailesinden ayrılma acısını yaşadı. Çok kilo kaybetti. Defalarca kaçmak zorunda kaldı. Önce Cebaliye’den Refah’a, sonra Refah’ın işgalinden sonra Deyr el- Belah’a, ardından Gazze’nin doğusuna gitti. Sonunda Şifa Hastanesi’nin yakınındaki gazetecilerin çadırına sığındı. Burası internet erişiminin olduğu az sayıdaki yerden biriydi ve zamanının çoğunu burada geçirirdi. Ona bir şeye ihtiyacı olup olmadığını sorduğumda, her zaman ‘Merak etme kardeşim’ derdi. Muhammed çocuklara derin bir merhamet beslerdi. Açlıktan yiyecek sırasına giren çocukları görüntülerken onlara yardım etmeye çalışırdı. Çoğu zaman, yardım edebilecek kişi ya da kuruluşlar ulaşsın diye, yardıma muhtaç mağdurların iletişim bilgilerini Instagram hesabında paylaşırdı.” sözleriyle abisini yad etti. “Kardeşimle gurur duyuyorum. Şehadetiyle, mesleğindeki itibarıyla ve iyi kalbiyle. O yetenekli bir gazeteciydi ama hepsinden önce harika bir insandı.”