NAFEZ ABDEL JAWAD

8 Şubat 2024

Gazze merkezindeki 22 Mart 1965’te Deir Al-Balah mülteci kampında dünyaya gelen Nafez, 1948’deki Nekbe sürgününde evini, köyünü veya şehrini terk etmek zorunda bırakılmış, yerinden edilmiş bir ailenin çocuğuydu. Mülteci kampında doğmak, hayatın en temel zorluklarını çok küçük yaşta öğrenmek demekti. Onun mesleğine duyduğu bağlılık da halkına olan sadakatinden besleniyordu. Sosyal medyada, içinde yaşadığı toplumun acılarını, sesini, direnişini dünyaya duyurmak için sık sık kaleme sarıldı. Filistin’in resmi televizyonu Palestine TV’nin yönetmeni Nafez Abdel Jawad, ömrünü halkının sesi olmaya adamış bir gazeteciydi. Haber merkezlerinde, kamera arkasında, ekranın görünmeyen yüzünde o vardı; gerçeği kayda geçiren, zulmün gölgesinde yaşayan bir halkın çığlığını dünyaya duyuran isimlerden biriydi. “Basın” kelimesi, dünyanın her yerinde tehlikenin tam ortasında görev yapan basın mensuplarını simgeler. Onların fedakârlığı, yalnızca habercilik değil, insanlığın ortak vicdanı için bir çabadır. Nafez Abdel Jawad’ın oğluyla birlikte öldürülüşü, Filistinli gazetecilerin neleri göze alarak çalıştıklarının en büyük kanıtıdır. Nafez Abdel Jawad’ın son mesajında İsrail’in Gazze’de ki saldırganlığına karşı dünyanın sessizliğini sorguluyordu: “1948 Nakba’sından bu yana 75 yıl geçti, biz hâlâ topraklarımıza, şehirlerimize ve köylerimize geri dönme hakkını talep ediyoruz. Bugün Arap yöneticiler ve ülkeler, Amerika tarafından planlanan, sömürgeci Avrupa güçleri tarafından kutsanan ve Birleşmiş Milletler ile kurumlarının başarısızlığı sayesinde kolaylaştırılan ikinci ve muhtemelen sonuncu yer değiştirmeyi izliyor. Dünyaya 1948’de Filistin halkının topraklarını satmadığını söylüyoruz. Bugün yaşanan komplo, 1948’deki Nekbe’nın bir aynadaki görüntüsü.” Ve sözlerini, sitemle karışık bir haykırışla sürdürdü: “Dünya halkları, yöneticilerinin suç ortaklığına rağmen artık Filistin anlatısına mı inanmaya başladı? Yoksa bu terörist devletin, sömürgeci güçlerin yarattığı sayısız suç ve katliamlarına rağmen, Siyonist anlatısı hâlâ geçerli mi? Pasif gözlemcilere teşekkür ediyor ve onlara keyifli seyirler diliyoruz.”