SALİM AL-SHARAFA
20 Haziran 2024Gazze doğumlu olan Salim Mohsen Al-Sharafa, El- Aksa TV’de sunucu ve gazeteci olarak görev yaptı. Gazeteciliğin yalnızca haber aktarmaktan ibaret olmadığına inanıyor, ekran başındaki sesiyle de Filistin halkının sesi olmayı görev ediniyordu. Meslek hayatı boyunca sadece sahadaki gelişmeleri takip etmekle kalmadı, Gazze halkının gündemini ve yaşadığı zorlukları da kamuoyuna taşımaya gayret etti. Gazze İslam Üniversitesi Gazetecilik ve Medya Bölümü’nden mezun olan Al-Sharafa, kısa sürede yerel medyanın öne çıkan isimlerinden biri haline geldi. El-Aksa TV’de 12 yılı aşkın bir süre boyunca sunuculuk yaptı. Bunun yanı sıra, İslami kimliğiyle de tanınan Al-Sharafa, imamlık ve vaizlik görevlerini de yürüttü. Camilerde verdiği derslerde ailevi ve toplumsal konulara değinir, evlilik ilişkileri, ahlak ve dini değerler üzerine vaazlar verirdi. Programlarında gündelik meseleleri İslam ahlakı ile ilişkilendirerek halkın manevi ve sosyal ihtiyaçlarına cevap vermeye çalıştı. Gazze’ye yönelik katliamların başlamasıyla birlikte Al-Sharafa, vaazları ve medya aracılığıyla Filistin halkına direniş ve kararlılık çağrısı yaptı. Özellikle Gazze’nin kuzey bölgelerinden zorla göç ettirilme girişimlerine karşı çıkarak, her koşulda vatanına sahip çıkmanın önemini vurguladı. Yıkımın ortasında bile dik duruşunu sürdürdü; son Kurban Bayramı’nda Gazze’nin kuzeyinde yıkılmış evlerin enkazı arasında verdiği vaazda şu sözleri kayda geçti: “Moloz ve yıkıntıların arasında bayram vaazı... Her şeyden alıkonulsak bile Allah’ın ibadetleri baki kalır.” Salim Al-Sharafa, 20 Haziran 2024 Perşembe akşamı, Gazze’nin batısındaki Deir el- Belah’ta İsrail tarafından düzenlenen hava saldırısında hedef alınarak öldürüldü. Son anlarına kadar haber sunumlarıyla ekranlarda yer alıyor, Filistin halkının sesini dünyaya duyurmaya devam ediyordu. Ölümünden kısa süre önce kişisel Facebook hesabında şu sözleri paylaşmıştı: “Aman Allahım, Gazze’yle birlikte ol, çünkü orası yakındaki ve uzaktaki herkes tarafından terk edildi. Bunun için sadece sen kaldın, ey Rabbim.” Arkadaşları ve meslektaşları onun kaybını büyük bir kederle karşıladı. Yakın dostu gazeteci Muhammad Nashbat, Al-Sharafa hakkında şunları yazdı: “Senin hakkında ne yazabilirim Salim! Cesaretin, kökenin, ahlakın... Sen benim arkadaşım, meslektaşım, ofis arkadaşım ve eski dostum.” El-Aksa TV’de 12 yıldır birlikte çalıştığı gazeteci Muhammad Mansur ise şu ifadeleri kullandı: “2007’den beri tanıyorum onu; yayıncı, gazeteci, yapımcı, vaiz ve hatipti. İyi huylu, çalışkan ve dost canlısıydı. Onu cennetle müjdeliyoruz, sevgili Abu Amoula.” Gazeteci Reem Jamal da Al-Sharafa’nın ardından şu sözlerle duygularını dile getirdi: “Resimlerine bakıp sessiz kaldığımız anlar var... Gözlerden yaş dökülüyor, kalp sessizce ayrılığına ağlıyor.” 367Kitabın İsmi Gelecek367Gerçeğin Katli İsrail’in Gazeteciliğe Karşı Savaşı Anadolu Ajansı : 11.08.2025 Gazze