WALAA AL JABARİ
23 Temmuz 2025Filistinli Walaa Al Jabari, Gazze merkezli Al-Rai radyo istasyonu da dahil olmak üzere çeşitli yerel medya kuruluşlarında çalışmış deneyimli bir gazeteciydi. Çalışma hayatına Al-Risalah gazetesinde başladı. Özellikle kadın hakları ile toplumsal meseleler üzerine odaklandı. Kişisel Facebook sayfasında paylaştığı haber ve yazılarla; İsrail’in kasıtlı olarak uyguladığı sistematik kıtlık politikalarının ve yıkım faaliyetlerinin Filistinlilerin yaşamını nasıl dayanılmaz hale getirdiğini anlatıyordu. Walaa Al Jabari, Gazze’de yaşanan İsrail soykırımını anlatan gazetecilerden biri olarak öne çıktı. Al Jabari, ölümünden önce Facebook’ta yaptığı son paylaşımında İsrail’in Filistinlilere dayattığı kıtlık politikalarına karşı sesini yükseltmişti. Açlıktan ölmekten korkmadığını fakat İsrail’in sistematik soykırımının asla bitmeyebileceği ihtimalinden dolayı büyük üzüntü duyduğunu dile getirmişti. “Ardımızda teselli olarak bırakacağımız tek şey, birkaç güzel kare ve bizi hatırlayacak temiz bir kalptir.” paylaşımında bulunmuştu. Walaa Al Jabari hamileydi. Karnındaki henüz doğmamış bebeği, eşi ve dört çocuğuyla birlikte İsrail’in evini hedef aldığı hava saldırısında katledildi. Walaa Al Jabari’nin ölümünün ardından Hükümet Medya Ofisi, İsrail işgali tarafından Filistinli gazetecilerin sistematik olarak hedef alınmasını, öldürülmesini ve suikasta uğramasını en sert şekilde kınadı. Ayrıca “İsrail soykırımının durdurulması, Gazze Şeridi’ndeki gazetecilerin ve medya çalışanlarının korunması, cinayet ve suikastlarının durdurulması için İsrail’e ciddi ve etkili baskı yapılması” çağrısında bulundu. Filistinli Gazeteciler Sendikası, “İşgal tüm kırmızı çizgileri aştı. İsrail, artık gazetecileri sahada öldürmekle yetinmiyor, hakikat ışığını söndürmek ve Filistin medyasını boyunduruk altına almak amacıyla gazetecileri aileleriyle birlikte kasten öldürüyor.” açıklamasında bulundu. Sendika, Walaa Al Jabari’nin ve ailesinin öldürülmesinden İsrail işgalini tamamen sorumlu tutarak bu sistematik saldırıların gazetecileri yıldıramayacağını, aksine Filistinli gazetecilerin mesleki görevlerini yerine getirme kararlılıklarını güçlendireceğini vurguladı. PJPC ise bu saldırıyı “savaş suçu” olarak nitelendirdi ve bu eylemin gazetecilere uygulanan sistematik susturma politikası kapsamında olduğunu vurguladı. Al Jabari’nin ölümü, Gazze’deki gazetecilerin sadece haber yaparken değil, aynı zamanda evlerinde bile güvende olmadıklarının bir kanıtı olarak gösterildi. Al Jabari’nin katledilmesinin ardından, medya kuruluşları ve insan hakları savunucuları, kadın gazetecilerin savaş ve çatışma bölgelerinde daha fazla korunmaya ihtiyaç duyduğunu belirtti.