YOUSEF MAHER DAWAS
14 Ekim 2023Kapı çalıyor! Kim o? Kıvırcık saçlı, adil biri işte o. Tartışmaların havasını severim, Orada ulaşmam gereken hedeflerim var benim. Psikanalist olmak isterim, Ekonomiyle ilgilenirim, Ve belki biraz da siyasetle! Müzik hep yanımda, Bu yüzden gitar öğreniyorum hâlâ. Elbette ne şairim ne de yazar, Ama yaşadıklarım var, Onlar beni daha güçlü kılar. Affedersiniz! Unuttum ismimi söylemeyi, “Yousef Dawas” benim adım, işte o kişiyim ben yani. Buluşalım başka bir yerde, Yaşımı söylemeyeceğim çünkü artık aynı değil bende! Yousef bu şiiri 2023 yılının başında kendi internet sitesinde paylaşmıştı. Neşeli, hayat dolu bir gençti. Henüz 20 yaşında olmasına rağmen yazıları ve kelimeleriyle birçok insanın kalbine dokunan genç bir gazeteci ve yazardı Psikanalist olma yolundaki yolculuğunda, sadece kendi kişisel hikâyesini değil, aynı zamanda halkının yaşadığı acıları, umutları ve direnci de dünyaya duyurmaya çalıştı. Ocak 2023’te WANN sitesinde yayımlanan “Who will pay for the 20 years we lost?” başlıklı yazısında, ailesine ait bahçenin Mayıs 2022’de bir İsrail füze saldırısıyla yok oluşunu anlattı. Bu bahçe, zeytin, portakal, mandalina, yenidünya, guava, limon ve nar ağaçlarıyla doluydu ve onun için bu kayıp sadece ağaçların değil, geçmişlerinin, aile tarihinin ve miraslarının yıkımı demekti. Ancak Yousef, tüm bu acıya rağmen yeniden ağaç dikme ve bahçeyi canlandırma umudunu korudu. Ayrıca Palestine Chronicle’a da katkılar sunan Yousef ’in, en büyük hayali Filistin topraklarını özgürce gezmekti. Onun son makalesi “Kidney Transplant and Rebirth: A Palestinian Love Story”, yaşamın kırılganlığına rağmen umudu ve yeniden doğuşu anlatan özel bir yazıydı. 14 Ekim 2023’te Beit Lahia’daki evine düzenlenen İsrail hava saldırısı sonucu, ailesiyle birlikte hayatını kaybeden Yousef, sadece yazılarıyla değil, inancı, sabrı ve kalbinde taşıdığı sevgiyle de anılıyor. Onun hikayesi, kökleri yok edilse bile yeniden filizlenmeyi bilen bir ağacın sembolü olarak gelecek kuşaklara aktarılıyor. Bugün Yousef, sadece yazılarıyla değil, aynı zamanda inancı, sabrı ve kalbinde taşıdığı sevgiyle hatırlanıyor. Onun hikâyesi, kökleri yok edilse bile yeniden filizlenmeyi bilen bir ağacın hikâyesi gibi gelecek kuşaklara aktarılıyor.